14 Nisan 2010 Çarşamba

KSS Performansları Çalışanları İkna Etmiyor!

22/04/2009

Çalışanları, KSS Performansları ikna etmiyor: Krauthammer’in* araştırmasına katılan çalışanların %50’sine yakınının hayal kırıklığına uğradıkları ortaya çıktı.
«İşletmeler ekonomi ile ekolojinin birlikte hareket etmesi inancına saygı göstermelidirler » Bu kapsamda çalışanların düşüncelerini açıklayan Krauthammer’in iş yerindeki KSS pratikleri(Responsabilité sociétale des entreprises) çerçevesinde çalışanların görüşlerine yer verdiği yeni araştırmasında %60 oranında katılım olur iken sadece %26’sı KSS ile ilgili fikirlerini açıkladı.
Genel olarak çalışanlar açısından KSS uygulamalarına bakıldığında işletmelerin yaklaşık olarak %50’sinde görüldüğü üzere RSE pratiklerinin üç birincil elementi olduğu görülmektedir: Toplum, Yeryüzü ve Kar. Diğer yarısı ise KSS politikalarında reaktif ya da inaktif olarak temsil edilmektedir, veyahut İşletmeler KSS politikalarını uygular iken çalışanlarını bilgilendirmemektedirler.
Çalışanların, şirketlerin KSS performanslarına bakış açılarını inceleyen çalışma, Amsterdam Üniversitesi ve Erasmus Rotterdam Üniversitesi bünyesindeki uzmanlar ile işbirliği içinde çalışanların kendi firmalarındaki KSS politikalarını/performanslarını, onların bakış açısından incelemektedir. İşletme çalışanlarının beklentileri nelerdir? Çalışanların beklentilerini hangi kriterlere göre ölçebiliriz?
Krauthammer Yönetim Konseyi Başkan Yardımcısı Ronald Meijers, «Bu çalışma, KSS pratikleri ile ilgili olarak yetki, beceri ve gerekli kaynaklardan proaktif veya en azından bilinçli olarak yararlanmak için bireylere bir çağrı niteliği taşımaktadır. Ekonomik iklim ve güncel ekolojik durum, kaynakların verimliliği açısından tamamen anlaşılmaz bir hale gelmekle birlikte «olgun meyve»nin bile hasatını yapamıyoruz ve bu üründen yararlanamıyoruz !. » «KSS kapsamında güvenilirlilik ve tutarlılık açısından bir talep fark ettim. Bu mesaj sade bir biçimde işletmelere gönderildi: «Ne söylüyorsan yap, ne yapıyorsan söyle».
Krauthammer Araştırma Departmanı Eş Sorumlusu Steffi Gande’nin yorumu ise «Genel olarak araştırma, çalışanların neleri istediklerini ve gerçel olarak nelere sahip oldukları arasındaki boşlukları içermektedir. Ve pasif gözlemciler tarafından inceleme sonucunda çalışanların daha önceden Bireysel Sosyal sorumluluk kapsamında aktif olduklarını ortaya çıkmıştır(Responsabilité sociétale personnelle). Bu durum ilgili kişilerin Bireysel Sosyal Sorumluluğa sahip olduklarını kanıtlıyor mu? Ayrıca işverenlerinin KSS politikalarını kritik etmeleri açsından avantaj sağlayabilir mi?. »
16 spesifik alanda KSS Pratikleri üzerine yapılan incelemede, araştırma gösteriyor ki çalışanlar KSS alanında kilit değer taşımakla birlikte şirketlerin diğer kilit alanlarda da karşı-performansa sahip olması ve uzun dönemli rekabet açısından avantaj sağlamasına bağlı olarak özellikle değişmez ilkelere (amentü) saygılı olmaları durumunda kaynakları verimli kullanabilirler. » (Araştırmaya katılan bireylerin %59’u çalıştıkları şirketlerin yüksek KSS pratiklerine uyum sağlamasının zorunlu olmasını doğrulamalarına rağmen sadece %24’ü gerçekte KSS pratiklerini uyguladığı ortaya çıkmaktadır.)
Rotterdam Erasmus Üniversitesi’nden Profesör Rob van Tulder «Kurumsal Sosyal Sorumluluk küresel ekonomik kriz döneminde zorunlu bir politikadır. »
«Küresel Ekonomik Kriz KSS uygulamalarını tüm uygulama araçlarının ortasına yerleştirmiş durumunda. Bir tarafta, herkes biliyor ki ekonomik krizi kışkırtan ve ortaya çıkmasının en önemli suçlusu KSS uygulamalarının eksikliğidir. Diğer taraftan, çoğu insan KSS uygulamaları için gösterilen çabanın ekonomik krizin çözümünde etkili olabileceği konusuna daha temkinli yaklaşıyor. Sonuç olarak krizin doğası gereği sağduyulu aktörler ile birlikte uzun zamanda farklı bakış açıları ortaya çıkacaktır. »

*Araştırma Krauthammer tarafından Rotterdam Erasmus Üniversitesi Yönetim Bölümü ve Amsterdam Üniversitesi tarafından yürütülmüştür.
**KSS=Kurumsal Sosyal Sorumluluk: İşletmeler, sürdürülebilir ekonomi kapsamında profesyonel faaliyetlerini gerçekleştirir iken Toplum, Yeryüzü ve Karlarını korumaları olarak açıklanabilir. Sonuç olarak, Şirketlerin Sosyal Sorumluluğu sivil toplum kuruluşları, kendi sektörlerindeki organizma içinde ve kamu sektörü ile birlikte Kurumsal Sosyal Sorumluluğa dönüşür iken geçmişteki çalışmaları kendilerinin kurumsal yapıları içinde veya faaliyet gösterdikleri sektörde Kurumsal Sosyal Sorumluluk politikalarını teşvik etmektedir.


http://www.krauthammer.com/Docs/Content/File/VRB20/Responsabilite-sociale-entreprises.pdf

Çeviri
Göksel Topçu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder