Yenilikçi
olmak zordur. Bilgi ister, cesaret ister ve de en önemlisi her düşüşte kalkıp
devam edebilme kararlığı ister. Biz, bir zamanlar idam edilen ya da sefalete
mahkum edilen yenilikçilerin buluşları ile günümüz dünyasının modern
temellerini atmışız. Sadece deneysel anlamda değil aynı zamanda hukuk
devletinin, demokrasinin, serbest piyasa ekonomisinin, insan haklarının da
dahil olduğu yenilik hareketleri.
1953
yılında Amerikalı ekonomist Howard Bowen(Hovırd Bovın), iş dünyasında çığır
açan bir yeniliği paylaştı. İş adamının karı düşündüğü kadar aynı zamanda
sosyal sorumlu da olması gerektiğini ifade eden Howard Bowen, “İş adamı mülkiyet
hakkına saygı göstermeli, sözleşmelere uymalı, hile ve dolandırıcılığa
başvurmamalı, verimliliği gözetmeli, ekonomik kalkınmaya katkıda bulunmalı,
sağlık ve güvenliği korumalı, rekabete uygun davranmalı, rekabet şartlarında
eksiklik varsa kendini aşırı davranışlardan alıkoymalı, tüketicilerin,
çalışanların ve sahiplerin ekonomik özgürlüklerine ve insan haklarına saygı
göstermelidir.” dedi.
Dünyada
infial yaratan Howard Bowen’ın açıklamaları kısa zaman sonra ülkemizi de
etkilemeye başladı. 1967 yılında Atilla Gönenli tarafından iş adamının
sorumluluğuna yönelik ilk yazılı belge olan “Yöneticinin Amacı Sadece Kar mıdır?” isimli makale yayınlandı.
Atilla Gönenli’nin kaleme aldığı makalesinde; tüketicilerin, yatırımcıların ve
işçilerin menfaatleri dışında işletmeyi yönetmeye çalışan bir yöneticinin başarısızlıktan
başka bir sonuç elde edemeyeceğinden bahsediyordu.
Dünya
ve ülkemiz, 1953 yılından sonra yeni bir ekonomik anlayışı benimsemeye başladı.
Bunun adına da “Erdem Piyasası” denildi. 26 Haziran 2000 tarihi, Erdem Piyasası
için dönüm noktasıdır. Birleşmiş Milletler; insan hakları, çalışma koşulları,
çevreyi koruma ve yolsuzlukla mücadele gibi başlıkları içeren uluslararası bir
girişim başlattı. İş dünyasını yakından ilgilendiren bu girişimin adına da
Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi denildi.
Kısa
bir zaman içerisinde binlerce kurum ve kuruluşun altına imza attığı küresel
ilkeler Sözleşmesi’nin şuan 10 binden fazla kurumsal ve bireysel üyesi
bulunuyor. Küresel İlkeler Sözleşmesi, ülkemize ise ilk olarak 2002 yılında
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ve Türkiye İşverenler Sendikaları
Konfederasyonu işbirliğinde düzenlenen özel bir toplantı ile girdi.
Yaklaşık
on yıl sonra Ege’nin en güçlü iş dünyası derneklerinden biri olan Ege Genç İş
Adamları Derneği (EGİAD) de Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin
altına imzasını attı. Ege bölgesinde ve İzmir’de Küresel İlkeler Sözleşmesi’ni
imzalayan ilk ve tek sivil toplum örgütü olan EGİAD, iş dünyasının yeniliklere
açık olduğunu herkese gösterdi. Genç yöneticilerin başlattığı bu girişim, tüm
işletmeleri etkileyerek Ege’de daha etik ve sorumlu bir iş dünyasının inşasında
ilk adım olarak muhakkak tarihe geçecektir.


