İklim Zirvesi’nde Birleşmiş Milletler nezdinde Küresel İklim sorunlarının tartışılması ve 2012 yılı itibari ile sona eren ‘Kyoto Sözleşmesi’nin boşluklarının doldurularak devamı niteliğinde olacak anlaşmanın ortaya çıkarılması için 192 ülke’den 15000’ne yakın temsilci Danimarka’nın Kopenhag kentinde toplandı.
Dünya liderleri ve temsilcileri, 2 yıl önce Endonezya’nın Bali kentinde başlayan Kyoto Sözleşmesi’nin eksikliklerini doldurmaya ve yeni bir anlaşma çerçevesinde gaz salınımlarını, gelişmekte olan ülkelere mali yardımları ve ayrıca gelişmiş ülkelerin teknolojik ve ekonomik olarak küresel çevre sorunlarına yönelik desteklerini içeren çalışma ABD’nin öncülüğünde 2 hafta boyunca tartışıldı.
Zirve süresince sera gazı emisyon kesintisine bağlı olarak ekonomik kalkınma sorunları dikkati çekmektedir. Özellikle kalkınmakta olan ülkeler arasında yer alan Hindistan, Çin, Brezilya ve Güney Afrika, Kopenhag İklim Zirvesi öncesi yayımlanan önümüzdeki 40 yıl içinde gaz emisyonu kesintisinin %50 civarında düşürülmesini içeren bildiriye karşılık olarak bağlayıcı maddelere karşı çıkmışlardır. Bu çerçevede hem kalkınmakta olan ülkelerin istekleri hem de gelişmiş ülkelerin eğilimleri Kopenhag İklim zirvesinde çoğu kez tartışmaları çıkmazlara sürüklemiştir.
BM İklim Zirvesine katılan ülkelerden Küresel Çevre sorunlarına maruz kalmaya başlayan ada ülkeleri haricinde yeterli desteği bulamayan zirve sonucunda BM nezdinde değil ancak G-20 ülkelerini içine alan daha çok gönüllü bir nitelik taşıyan bir uzlaşı metni 19 Aralık 2010 tarihinde taraf ülkeler tarafından imzalandı.
İmzalanan mevcut uzlaşı metni özellikle dünya’da karbondioksit salınımlarının %50 sinden fazlasını gerçekleştiren Rusya, ABD ve Çin gibi ülkelere yönelik bağlayıcı özellikler taşımamaktadır. Ancak bazı çevrelerce bu metin bir başlangıç özelliği taşımak ile birlikte 31 Ocak 2010 tarihine kadar mevcut eksiklikler tamamlanarak küresel çevre sorunlarına yönelik çözümler oluşturulması bekleniyor.
Ekonomik Kalkınma ve Yaşam alanı arasında ironik bir biçimde halen bir sonuca ulaşamayan zirveler insanoğlunun geleceğini tehdit etmek ile birlikte geleceğe yönelik sürdürülebilir olmayan seçenekler sosyal ve çevresel sorunları gün geçtikçe büyütmektedir.
Göksel Topçu
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder